Ramazan Ayı Beslenmesi

RAMAZAN AYI ve BESLENME

Ramazan ayının yaklaşması ile akıllar da ‘kalp rahatsızlığım var , şekerim var , tansiyonum var buna ragmen oruç tutmam da sakınca var mı’ gibi sorular da artmaya başladı. Biz de Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr.Ahmet BARUTÇU ve Diyetisyen Zeynep SİVASLI ile güzel bir röportaj yaparak bu soruları bir nebze de olsa gidermek istedik. Öncelikle kalp rahatsızı olan hastalarımıza Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr.Ahmet BARUTÇU nun önerileriyle başlayalım:

Genel olarak söyleyecek olursak özelikle kalp yetersizliği olan hastalara oruç tutmayı önermiyoruz, çünkü bu hastalar halk arasında idrar söktürücü olarak bilinen diüretik ilaçlar kullandıkları için tuz ve sıvı kaybederler ve bu durum bayılmalara ve şoklara neden olabilir. Ayrıca uzun açlık sonrası iftar ile beraber yenilen yemekle metabolizmanın hızlanması ve içilen sıvılar nedeniyle kalbin iş yükü birden %20 kadar artaracağı için kalp yetersizliği alevlenebilir. Diğer bir hasta grubu olan tedavi edilmiş coroner arter hastalığı olan hastalar yani stent takılmış veya bypass olmuş hastalar belirli şeylere dikkat ederek oruç tutabilirler. Öncelikle ilaçlarını kesinlikle aksatmamalılar. Bu hastalara ve aslında tüm kalp hastalığı olmayan oruç tutan herkese  İftarda hızlı yemek yenmesini önermiyoruz. Hafif bir kahvaltı ile başlanıp kan şekeri hızlı yükseltilmemeli. Hazmı kolay yemekler tercih edilmeli , şerbetli tatlılardan uzak durulmalı, Hoşaf komposto gibi hafif tatlılar tercih edilmeli, bol su içilmeli. Sahurda çok yemekten ve ağır yiyeceklerden kaçınılmalı. Sahur kahvaltı gibi olmalı. Sahurda biraz sebze ve yumurta yenilebilir.  Ramazan yaz aylarına denk geldiği için sıvı kaybını çok artıracağından güneş tepede olduğu saatlerde dışarda durulmamalı ve ağır efor gerektiren işlerden kaçınmalarını öneriyoruz. Öncelikle her hasta doktoruyla birebir görüşüp kendisinin oruç tutup tutamayacağını sormalı.

Genel olarak ramazan ayın da sağlığımız için uymamız gereken kurallar üzerine söyleşi yaptığımız Diyetisyen Zeynep Sivaslı ; Ramazanda beslenme kurallarına dikkat ederek vücudumuzu temizlemek, yenilemek,sağlığımızı korumak mümkündür.

Ramazan ayının gelmesiyle günlük beslenme şeklimiz ve öğün sayısı değişir. Sıcak yaz günlerine denk gelmesi ve uzun süreli açlık nedeni ile oruç tutanların sağlıklarına daha fazla önem vermeleri gerekmektedir.

Orucun ilk günlerinde beslenme düzenindeki değişimden dolayı kabızlık, mide yanması, uyku hali,baş dönmesi, baş ağrısı, kan şekeri düşüklüğü, vücut hareketlerinin ve bazal metabolizma hızının düşmesine bağlı kilo artışı gibi bir takım sağlık sorunları yaşanabilir. Sağlıklı yaşamımıza aynı şekilde devam etmek için iftar ve sahur menüleri konusunda daha dikkatli olunmalıdır.

Ramazan ayında vücut dengesini korumak için sahur oldukça önemlidir. Sahur yapmak kan şekerinin erken saatlerde düşmesini engelleyip halsizlik, baş ağrısı gibi sağlık sorunlarını en aza indirir. Ancak sahur öğünü yağlı ,kalori bakımından yüksek ağır yemekler olduğunda gece metabolizma hızı yavaşladığı için yemeklerin yağa dönüşümü hızlanır ve kilo artışına neden olabilir.Sahurda yumurta peynir süt yoğurt gibi besinlerin yanına birkaç dilim tam tahıllı ekmek,yeşillik ve 3-4 adet hurma ile yapılacak kahvaltı tercih edilebilir.

Sıcaklıkların da etkisiyle artan terleme durumunda iftar ve sahurda yeterli sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu bulantı,baş dönmesi görülebilir.İftardan itibaren sahura kadar yeterli miktarda sıvı almaya dikkat edilmelidir.

Ramazanda sindirim sisteminin uzun süre çalışmaması ve hareketin azalması nedeniyle kabızlık yaşanma sıklığı artar. Kabızlığı önlemek adına, yemeklerde posa oranı yüksek besinler, sebze yemekleri, salatalar ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler tercih edilmelidir.

Kültürümüzde iftar menüleri oldukça zengindir. Uzun süre aç kalmanın etkisiyle hızlı bir şekilde  ve çok miktarda besin tüketilebilir. Bu durum da fazla enerji alımına ve kilo artışına neden olabilir. Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, lokmalar çok çiğnenerek yavaş yavaş yenmelidir. Sahur, iftar ve iftar sonrası 1-2 ara öğün yaparak ramazanı sağlıklı geçirip kilomuzu koruyup, bayramı mutlu, huzurlu karşılayabiliriz.